Uzay Hikayemiz (Başlangıç)


20.yüzyıl insanoğlu için teknoloji ve uzay çağı oldu. Sıradışı gelecek bir çok buluş ve teknolojik yenilik hayatımıza girdi ve gündelik yaşamımızın bir parçası oldu.

Gelecekte de buna benzer gelişimlerin olacağını öngörmek yanlış olmaz. Fakat bu noktada sorulması gereken bir soru var: Gelecekte kendi Dünyamıza ne kadar iyi bakabileceğiz ve yaptıklarımız yüzünden günün birinde ayrılmak gerektiğinde nereye gideceğiz?

Şimdilik uzak gelecekte dursa da, Dünya bir gün üzerindeki yükü taşıyamaz hale gelebilir. Ve biz zamanında hareket etmezsek yeni bir yaşam alanı için uyarı zilini kaçırmış olabiliriz.

Geceleri ister istemez gökyüzüne bakan ve gördüklerine anlamlar yüklemeye çalışan bir canlı türünün temsilcileriyiz. Ve zaman gösterdi ki eğer yeterince gelişir, çalışır ve öğrenirsek hedeflerimize ulaşabiliyoruz. Bu hedeflerden birisi de neden başka gezegenlere veya uydulara açılmak olmasın diye düşünenlerimiz elbette vardır. Ve geçmiş tecrübelerimiz gösterdi ki ‘İnsanoğlu’ uzay konusunda aşama katedebiliyor ve gökyüzünü tanımakta başarılı adımlar atıyor.

Önceleri hayvanlı uçuşlar ve Sputnik ile başlayan uzay maceramız, 1969’da Ay’a gidişimiz, 1980’lerde uzay mekikleri ile yörüngede uçuş ve deneylerle sürdü. Burada kalmayıp, MIR ve ISS gibi uzay istasyonlarını, Hubble gibi insanlığın ortak mirası denebilecek bir uzay teleskobunu işler hale sokup, rasathanelerimizde yeni yıldızlar ve gezegenler keşfeder olduk.

‘Acaba bu uçsuz bucaksız Evren’de yalnız mıyız?’ sorusunu da uzayın büyüklüğünü keşfettikçe daha sık sorar olduk. Ancak bugün biliyoruz ki milyarlarca gezegen galaksimizin içinde bizim onları keşfetmemizi bekliyor. Kepler uzay teleskobunun son yıllardaki çalışmaları sayesinde bize onlarca ve yüzlerce ışık yılı uzaklıkta binlerce gezegen tespit edildi ve sınıflandırıldı. Bu gezegenlerin çoğunluğu henüz yaşam barındırmaya hazır değil. Ancak kendi güneşine bizim dünyamız gibi suyun sıvı halde bulunmasına izi verecek mesafede katı gezegenler de bulundu. Galaksimizde iki yüz milyar yıldız olduğunu düşündüğünüzde dünyamız gibi milyonlarca gezegen olma olasılığı gayet mümkün görünüyor. Ancak bu dış gezegenlerin  oldukça uzakta olduğunu bilmemize rağmen bu büyük mesafeleri nasıl aşacağımızı da düşünmeye başlamış bulunuyoruz. Eğer gezegenler bu kadar yaygınsa ve kendi dünyamızı daha fazla ayakta tutamazsak, gelişen teknoloji ile birlikte başka yaşam alanları arayabiliriz.

Şimdilik kendi Güneş Sistemi’mizden çıkışımız akla yatkın görünmüyor. Fakat bu görece dar alanda bile alternatif olarak görünen yaşam alanı adaylarımız var. Ay bunların ilk akla geleni olsa da insanoğlunun daha da uzaklara gitmesi ihtimal dahilinde. Europa ve Titan gibi uyduları veya Mars gibi insanlığın ortak hafızasına kazınmış bir ütopik dünyayı da tercih edebiliriz. Bu bir bakıma zaman meselesi. Çünkü bilmeliyiz ki, gezegenimize iyi davranmazsak kısa sürede, en iyi şekilde baksak bile milyarlarca yıl içinde Dünya’dan başka yerleri de yaşam alanımız olarak belirlemeliyiz.

ABD, Rusya, Çin ve bazı Avrupa ülkelerinin öncüsü olduğu bir uzay çağında böyle bir düşünce son derece mantıklı ve gereklilik arz ediyor. Ülkemiz bu konuda henüz emekleme seviyesinde olsa da, bu ideale sarılabilir ve gökyüzüne baktığında hayaller kuran insanların arasında yer alabilir. İnsanlığın keşif arzusunu, Batı’nın son beş yüz yıldır bu konudaki önderliğini ve ülkemizin keşifler ve kolonileşme konularıyla ilgisini tarihsel bir bakış açısı ile değerlendiren ve uzayın kolonileştirilmesi konusunda sosyal bilimler açısından bir bakış sunan AGÜ Genel Sekreteri Melih Rüştü Çalıkoğlu’nun detaylı yazısına (http://melihcalikoglu.net/2013/12/10/turkiyenin-olmayan-uzay-stratejisi-hakkinda/) da bir göz atabilirsiniz.

Hikayemizin devamında insanlığın zihnine kazınan ve heyecan uyandıran uzay yolculuğu ve gökyüzündeki geleceğimize değinmeye devam edeceğiz.

21 Aralık, Video Kaynağı: http://www.youtube.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s