Koca Sinan


Tumba de Sinan ibn Adülmennan - 1

Tarihte birçok değerli kişilik vardır ki toplumları peşinden sürükleyen, idol olan ve amaçlarına uygun ürünler ortaya koyanlar da işte onlardır. Osmanlı İmparatorluğu’da böyle büyük tecrübeye sahip onlarca değerli devlet adamını yetiştirmesi ile tarihe geçmiş bir geleneğe sahiptir. Hayallerini gerçekleştiren tarihi kişilikleri anlattığımız  blogumuzda da sadece Osmanlı’yı değil Avrupa, Anadolu, Ortadoğu ve Kuzey  Afrika’yı da eserleri ile etkisi altına alan Mimar Sinan’a değineceğiz.

Sinan; 1489 (kimi kaynaklara göre 1490) yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. Devşirme sistemi içinde saraya alındı ve sarayda eğitim alırken mimarlığa özendi. Osmanlı adına mimari eserler meydana getirme düşüncesi belki de ilk o zamanlarda filizlenmişti. Ustaların yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Bu arada Yavuz Sultan Selim’in seferlerine de yeniçeri olarak katılmaktan geri durmadı. Kanuni devrinde de seferlere katılmakla birlikte artık sadece savaşmak için gitmiyor, Sultan’ın yolunu kolaylaştıracak mimari uygulamalara da başlıyordu. 1538 senesinde başmimar olan Sinan, Osmanlı coğrafyasının elinin uzandığı hemen her yere gidip oralardaki eserleri inceleyerek kafasında tohumlarını attığı mimari projelere yönelik ilhamlar da alıyordu. İncelemelerinde bir taklit değil inceleyip kendine özgü bir mimari düzen içinde yapılar yükseltme arzusu barınıyordu.

Haseki Külliyesi, Süleymaniye Camii, Şehzadebaşı Camii ve Selimiye Camii gibi yüzyıllardır ayakta ve hatırlarda olan sayısız eser meydana getiren Sinan, kendine özgü ve bugün bile gizemler barındıran inşa sistemleri kullanarak kendini bize hatırlatmaktadır. Drenaj sistemi, depreme karşı aldığı taban harcı kullanmak gibi aldığı önlemler, sıcak-soğuk hava dengesi sağlayan hava kanallarını kullanması, eserlerini meydana getirirken ebced ölçümlerine göre hareket etmesi gibi birçok temel prensib uygulayan Sinan, gelişi güzel değil mantıklı ve tutarlı bir matematiksel tasarımla eserlerini ortaya çıkarmıştır. Eserlerini yapmadan önce çevresini de düzenleyen Sinan tıpkı bir şehir plancısı gibi çalışmaya da gayret ederdi.

Günümüzde insanların çalışmayı bırakın yaşamaya zorlandığı bir yaşta, 86 yaşında Selimiye Camii’ni yapan Sinan 1588 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yumdu. 370 civarında esere bizzat imzasını atan deha; darüşşifa, han, hamam, külliye, cami, saray, köprü ve kervansaraylar inşa ederek Osmanlı coğrafyasını bir dantel işler gibi nakış nakış işlemeyi ömrü boyunca sürdürerek Türk tarihinin tartışmasız en büyük mimarı olmuştur.

Herhangi bir eserinin önünden geçerken fazla dikkat etmediğimiz Sinan’ı anmak için onun elinin değdiği bir eserini gördüğümüz an kafamızı kaldırıp bakmak ve onu anlamaya çalışmak bir başlangıç için hiç fena olmaz. Gönlünde mimarlık yatan gençlerin örnek alması gereken ustaya en güzel saygıyı eserlerine sahip çıkarak verebiliriz. Bu da onu anlama yolunda en uygun adımlardan birisi olur.

28 Kasım, Kaynak: http://www.gelisenbeyin.net/

Kaynak: http://www.mimarsinan.gen.tr/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s